KADIN
Kalabalıkta,
Bulutların üzerinde parfüm esintisi,
Kimse onu göremedi,
Ve çiçekler,
Açıkça ima edildi ki:
O unutulmadı.
Ben felaket kadınıyım.
Ben kasırga kadınıyım.
Yalnızlığa mahkum.
Hayat kısa.
Ben rüzgar nefesli kadınım.
Rüzgarın çılgın vuruşuyla
Şarkı söylerim ve gülerim
Ahmaklar için dünyada
Sessiz bir film çekimi var
Pencerelerin dışında her gün.
Ama ben anlaşılmaz bir kadınım,
Zor birşey değil bu…
Bekliyorum ve umut ediyorum,
Geceyi seviyorum gözlerimde.
Hayatımdan memnunum.
Sadece bir kadınım "ah!"
Ceplerimde keder,
Ben kadınım.
Ve dahasını söyleyemeyeceğim,
Ben olgun bir kadınım.
Dikkatli olunursa tanınması kolay,
Bir daha asla geri dönmeyen
Yeni bir yol aramak gibi.
Çilek kokulu bir kadınım
Ve olgun bir kirazın gövdesi
Cazibeli ve güven dolu;
Aniden ezecekler öyle mi?...
Demir yolunu izliyorum..
Beni senden uzaklaştırıyor,
İlerdeki ufuklar için.
Gökyüzünün başlangıcı nerede?
Parça koptu yolun devamı yok
Ruhumu sıktılar,
Bir baktım tarladayım.
Yürümek zorundayım…
Havuz su dolu.
İçinde vücut çok.
Hüzünlü su alanı..
Gücünü nereden alacak
Ulasmak icin sana..
Yatakların altında ağlayan,
Gökyüzündeki desenler nerede?
Gerekli mi ki oysa..
Sinevir 'in soğuk belirsizliği,
Karpatların Ladin sessizliği arasında
kaybolup gitmiş,
Dipsiz gökyüzüne özlemle bakıyorum şimdi.
Sanki bir efsane aşkı bekler gibi.
Neden aşk için dua ederiz
Yoksa putlarımız için mi?
Yok canım ..
Soğuk ve sonsuz rüzgarlarla
Bizim de duygularımız uçup gitti mi?
Güney mi kuzey mi
Bilmiyorum.
Uçuyorum..
Londra yahut Paris
Hatırlamıyorum.
Bir yerde yürüyorum…
Gökyüzü düşecek mi,
Ayırt etmem..
Çünkü sadece seviyorum.
Nadia İVCHENKO
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder