21 Şubat 2021 Pazar

ORGANİK YAŞAMLA TARIM

 Organik tarımın özü toprakta başlamayacak kadar  önemlidir aslında. Çünkü manavlarda ve pazarlarda sıkça rastladığımız "organik" yazısının sadece kağıtta kaldığını, aslolan organik ürünün "organiktir" etiketetine  ihtiyacı olduğunu biliriz . Bir ürünün organik olabilmesi üretilen çevre, toprak ve arazinin uygun olup olmadığıyla doğrudan ilişkilidir. Bugün bizler  organik tarımı geliştirmeye çalışsak da kaçınılmaz bir gerçek vardır. Organik tarımın sürdürülebilmesi ve artan nüfüsa bağlı olarak tüketim talebinin göz önünde bulundurulması gerekiyor. Bunların yanı sıra bilinçsizce kullanılan tarım faaliyetleri , yeraltı sularının kirlenmesine ve tükenmesine, toprak dengesinin bozulmasından tutun da biyolojik yaşamın olumsuz yönde etkilenmesine kadar  pek çok unsur organik tarımın sürdürülebilirliğine engel oluyor. 

Bu sebepledir ki  öncelikli görevimiz, organik tarımın sürdürülebilirliği değil "organik yaşamin, yaşam felsefesi olarak benimsenmesi"ni sağlayabilmektir.  Bu şekilde organik tarıma bakış açısını değiştirebilenler elindeki  toprağa veya doğal kaynaklara maddi gelir kapısı şeklinde  değil  hayatın temiz ve sağlıkla  yaşanması için elindekileri ne şekilde kullanacağının bilincine varmış olur. Önce kendi yaşam felsefesini daha sonra  tüm dünyayı etkileyebileği değişimin temelini atmış  olur. Bir insan demek bazen bin insan  demektir. Bu yüzden bir üretici yada tüketicinin  organik tarım nedir, nasıl yapılır, neler gereklidir, hangi toprak, hava ve iklim koşulları gereklidir bunları araştırmaya başlamadan önce" ben organik yaşamak istiyor muyum" sorusunu   kendisine  sorması gerekir. Bu doğrultuda elindeki kaynakları en iyi şekilde değerlendirecek ve hakiki organik tarımla yaşamın temellerini atmış olacaktır. 

  Organik tarımın yapılabilmesi için önce iyi  bir doğa daha sonra  temiz bir niyet gerekir. Örneğin bugün Kahraman Maraş Afşin_Elbistan  Termik Santrali bölgede organik tarım yapılmasına engel olmakta  ve tarımdan alınan ürünlerin doğal dengesini bozmaktadır. Şehrin havası yüzünden astım hastalıkları artmakta kansere yakalanan insanların yine aynı ortamda yaşamak zorunda oldukları göz önünde bulundurulursa organik yaşam felsefesisinin de öyle  kolay elde edilemeyeceği, bir yeri yaparken asıl kaynağı  yıkmanın anlamsız ve geriye gitmekten başka bir işe yaramadığını gösterir. 

    O halde önce  görünmeyen ama varlığını hissettiğimiz doğayı ve doğal yaşamı korumalıyız. Yaşam sadece gıdaların tüketimiyle  devam etmez aslolan nefes almak değil mi?Temiz bir doğa temiz bir gelecek, temiz bir gelecekse organik yaşamayı benimsetecek... 




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

KARDELENLER

Ve hayat zorlu şartlara rağmen devam ediyor...  Zaman her şeyin ilacı öyle değil mi? Bir  yıla yakın bi  süredir Filistin'de savaş devam...